Gazete insan

21 Temmuz 2017 Cuma

Metin Feyzioğlu o partiye mi geçiyor?





Metin Feyzioğlu o partiye mi geçiyor?
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu kirli sakal bıraktı, bıyıkları sarkıttı bir de eline tesbih aldı.
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu'nun siyasete hazırlık yaptığı iddiaları güçleniyor. Feyzioğlu için daha önce Demokrat Part'nin başına geçeceği ileri sürülmüştü. Feyzioğlu bu iddiaları sert bir dille reddetmişti. CHP'de siyaset yapmak istediğide de ifade edilmişti.

Feyzioğlu yakın zamanda imajını değiştirdi. Kirli sakal bıraktı, bıyıkları sarkıttı, eline bir de tesbih aldı. Feyzioğlu takım elbiseleri ile de toplumda beliren 'ülkücü' imajına büründü.

AKŞENER'İN PARTİSİNDE YER ALACAK İDDİASI
MHP'den ihraç edilen Meral Akşner'in önderliğinde, Ümit Özdağ, Yusuf Halaçoğlu, İsmail Ok gibi isimlerin kuracağı yeni partide Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu'nun da yer alacağı iddia edildi. 
Feyzioğlu 16 Nisan 2017'de gerçekleşen Başkanlık Referandumu'nda 'hayır' çalışmalarını Akşener'in yeni kuracağı partinin yönetiminde yer alması beklenen MHP'den ihraç edilen vekil Yusuf Halaçoğlu ile gerçekleştirmişti.

GÜRBÜZ ÇAPAN SERT ÇIKMIŞTI
Metin Feyzioğlu'nun Adalet Yürüyüşü ile ilgili sözleri üzerine Esenyurt Kurucu Belediye Başkanı Gürbüz Çapan "burayı dutluk sanıyor, gelip genel başkan olacaktı ya... Şimdi gitmiş başkalarının peşinden geziyorlar. Yakında foyaları ortaya çıkar." demişti.

"FEYZİOĞLU O TOPLANTIDA ERDOĞAN'A YALAKALIK YAPACAKTI"
Danıştay'ın kuruluş yıldönümü etkinliklerinde Metin Feyzioğlu ile dönemin başbakanı Erdoğan arasında yaşanan kriz ile ilgili Çapan "Metin Feyzioğlu Tayyip Erdoğan'ı övecekken, adam lafı dinlemediği, yarıda bıraktığı için Erdoğan'a fırsatmış gibi oldu. Erdoğan'ın Abdullah Gül'ü alıp gittiği toplantıda Feyzioğlu'nun konuşmasının tamamına bakarsanız, adamın yalakalık yapacağını göreceksiniz. Ama Erdoğan fırsat vermedi." ifadelerini kullanmıştı.



İmajdan önce

İmajdan sonra



Değişim

20 Temmuz 2017 Perşembe

Türkiye, Almanları rehine olarak tutuyor iddiası




Türkiye, Almanları rehine olarak tutuyor iddiası

Alman Bild gazetesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Türkiye'de tutuklu bulunan gazeteci Deniz Yücel'in Almanya'ya iltica eden iki eski darbeci generalle takas edilmesini önerdiğini iddia etti.
Deutsche Welle Türkçe’nin Alman Bildgazetesinden aktardığı habere göre, Alman diplomatik kaynaklarına dayandırılan haberde, Türk hükümetinin tutuklu Almanları “rehine” olarak kullandığı kanaatinin Berlin'de hakim olduğunu bildirdi. Almanya Dışişleri Bakanlığı'ndaki adının açıklanmasını istemeyen kaynaklara atfen yayınlanan haberde “Ankara yönetiminin bu şekilde, 2016'daki darbe girişiminden sonra Almanya'ya iltica eden Türk vatandaşlarının iadesini sağlamaya çalıştığı” kaydedildi.

Bild gazetesinin haberinde, "Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan'ın Almanya hükümetine birkaç hafta önce üstü kapalı olarak Alman muhabir Deniz Yücel'in serbest bırakılması karşılığında Türkiye'den kaçan iki eski generalin iade edilmesini önerdiği" belirtilerek, Almanya Dışişleri Bakanlığı'nın böyle bir pazarlığın söz konusu olamayacağı yanıtını verdiği aktarıldı.

Son olarak Alman insan hakları aktivisti Peter Steudtner ile birlikte beş aktivistin daha Büyükada'daki bir toplantı sırasında gözaltına alınıp tutuklanması ikili ilişkilerdeki gerginliği daha da artırmıştı. Yetkili mahkeme, üyesi olmamakla birlikte bir terör örgütünü destekledikleri gerekçesiyle Steudtner ile aralarında Uluslararası Af Örgütü Türkiye Direktörü İdil Eser'in de bulunduğu beş kişi hakkında tutuklama kararı almıştı. Tutuklamalar nedeniyle Dışişleri Bakanlığı'na çağrılan Türkiye'nin Berlin büyükelçisine protesto notası verildi.

POLİTİKACILARDAN SERT ELEŞTİRİ

Alman Sosyal Demokrat Partisi'nin (SPD) başbakan adayı Martin Schulz Türk hükümetinin şantaja teşebbüs edebileceği uyarısında bulundu. SPD Genel Başkanı aynı gazeteye yaptığı açıklamada “Türkiye'deki Alman vatandaşları için Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın politikasına rehin düşme tehlikesi bulunduğunu” söyledi. Schulz, Merkel hükümetinin bu durumu hafife alamayacağını da söylerine ekledi.
Alman Yeşiller Partisi eş başkanı Cem Özdemir de Bild gazetesine bir demeç vererek, “Erdoğan'ın keyfi kararlarının hesaba dayalı olduğunu tahmin ettiğini” söyledi. Özdemir de “Deniz Yücel ve Peter Steudtner'in siyasi rehine olarak kullanılmak istendiklerini” öne sürdü. Alman Sol Parti milletvekili Sevim Dağdelen Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın “Alman vatandaşlarının rehinecisi” olduğunu iddia etti. Dağdelen, "Bu nedenle Almanya Dışişleri Bakanlığı Türkiye'ye gidecek olan Alman turistleri acilen uyarmalıdır. Bunun yapılmaması sorumsuzluk olur" dedi.

http://www.yurtgazetesi.com.tr/dunya/turkiye-almanlari-rehine-olarak-tutuyor-iddiasi-h36911.html

IŞİD'in 'Adana emiri' yakalandı





IŞİD'in 'Adana emiri' yakalandı

Adana'da polis, Konya'nın Meram İlçesi'nde ölü olarak ele geçirilen IŞİD'lilerle bağlantılı olduğu saptanan 5 kişiyi gözaltına aldı. Şüphelilerden Ebubekir Manaz'ın IŞİD'in sözde Adana emiri olduğu belirtildi.
DHA'nın haberine göre; Geçen hafta Konya'nın Meram İlçesi'nde polisin gerçekleştirdiği operasyonda ölü olarak ele geçirilen Adanalı Furkan Turkan ile Müslüm Ceylan'ın, örgütün 'Meydan Grubu' üyesi olduğunu belirlenince, Adana'daki bağlantıları da araştırıldı. Merkez Seyhan İlçesi'nde belirlenen 10 adrese Özel Harekat polislerinin de desteğiyle baskın yapan polisler, koçbaşlarıyla kapıları kırarak evlerde girdi. Yapılan baskınlarda sözde Adana emiri olarak bilinen Ebubekir Manaz ile Abdülkerim Ürek, Ali Yosunkaya, Mehmet Ali Akkoyun, Devran Ersü gözaltına aldı.

Örgüt üyelerinin özellikle kuran kurslarında dini sohbetler düzenleyerek örgüt propagandası yapıp IŞİD'e eleman kazandırdıkları saptandı. Emniyetteki sorgularının adliyeye sevk edilen Ebubekir Manaz, Abdülkerim Ürek, Ali Yosunkaya ve Mehmet Ali Akkoyun tutuklanırken, Devran Ersü ise ev hapsi ile serbest bırakıldı.
Öte yandan Konya'daki operasyonda öldürülen 2 IŞİD'lının ise Adana'da gömüldüğü öğrenildi.

CHP'den yeni Adalet Bakanı'na Nuriye ve Semih için mektup




CHP'den yeni Adalet Bakanı'na Nuriye ve Semih için mektup

CHP'li Altıok ve Sarıhan, Adalet Bakanlığı görevini dün devralan Abdülhamit Gül'e 'Nuriye ve Semih mektubu' gönderdi. 

"Yaşam ile ölüm sırasında 1 günün değil 1 dakikanın bile hayati önemi var" diyen CHP'li vekiller, "Yeni seçilen Adalet Bakanının ilk ve en acil işi Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın uğradığı haksızlığı telafi etmek olmalıdır" dedi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Zeynep Altıok ile CHP Ankara Milletvekili Şenal Sarıhan, KHK ile ihraç edildikleri işlerine geri dönmek için açlık grevi yapan ve tutuklu akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça için dünkü kabine revizyonunda Adalet Bakanı olarak görevlendirilen Abdülhamit Gül’e mektup yazdı.
CHP’li Milletvekilleri konuyla ilgili olarak 6 Temmuz 2017 tarihinde önceki Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’a da bir mektup yazdıklarını, ancak geçen sürede herhangi bir yanıt alamadıklarını ifade ettiler.
İnsan ve Doğa Haklarından Sorumlu CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Zeynep Altıok, Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’e yazdıkları mektupla ilgili olarak “Yeni seçilen Adalet Bakanının ilk ve en acil işi Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın uğradığı haksızlığı telafi etmek, tutukluluk hallerine son vermek ve işlerine geri dönmelerini sağlamak olmalıdır” dedi.

CHP’li vekiller, Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’e gönderdikleri mektuba şu notları düştü:
“Adalet Bakanı Sayın Abdülhamit Gül,
Bildiğiniz gibi KHK ile işinden olan 2 insan 134 gündür açlık grevinde. Kritik eşik aşılmış durumda her gün ölüme yaklaşıyorlar. Yaşamaları için her türlü adımın ivedilikle atılması için başta Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere sayısız kişi ve kurum çağrı yapıyor.
Hal böyleyken, Bekir Bozdağ’a 6 Temmuz 2017 tarihinde gönderdiğimiz mektuba halen yanıt alabilmiş değiliz. Yaşam ile ölüm sırasında 1 günün değil 1 dakikanın bile hayati önemi var.

Biz endişeliyiz, hesabını veremeyeceğiniz geri dönüşü olmayan bir haber almaktan korkarak ve Nuriye ile Semih’in yaşaması ve kendi doktorları tarafından muayene edilebilmelerini sağlamak için çabalayarak geçiriyoruz günlerimizi. Ne yazık ki her sözümüz sanki bir duvara çarparak yankılanıyor ve endişeler büyüyor. Bu nedenle ilk görevinizin bu iki insanın yaşamı ile ilgili bir adım atmak olmasını umuyoruz. Ekteki mektubu size de göndererek insanlık çağrımızı yineliyoruz.

Bu iki genç insan 58 gündür cezaevinde. Her gün sağlık durumlarında bir adım daha gerileme söz konusu. Onların taleplerinin iş ve ekmek olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu talepleri nedeniyle de haksız bir biçimde tutuklandıklarının bilinci içindeyiz. En hızlı şekilde bu haksız tutuklamanın ortadan kaldırılması gerekmektedir.

Bu talep ve yaptığımız bu çağrı siyasi bir çağrıdan öte Evrensel İnsan Hakları kriterlerince sabit bir hak ve acil bir insanlık çağrısıdır. Nuriye ve Semih ölürse ülke ölür, vicdanlar ölür, can çekişen adalet ve umutlar ölür. İnsanlık ölür…
Bakan olarak ilk göreviniz Nuriye ve Semih’tir. Çünkü iki genç insan ölmek üzere, zaman yok… Daralan sadece Nuriye ve Semih’in değil, insanlığın ve zaten can çekişmekte olan adaletin de zamanıdır.” (DHA)

Erdoğan'ı 'Avrasya tüneli' konusunda da kandırdılar





Erdoğan'ı 'Avrasya tüneli' konusunda da kandırdılar
İstanbul 18 Temmuz Salı sabahı şiddetli yağmura uyandı. Yağış sonrasında İstanbul'da hayat durma noktasına geldi. Metro istasyonlarını, kara yolları evleri yağmur bastı. hatırlattı. Yağmur Avrasya Tüneli’ni de vurdu ve tünel su baskını nedeniyle uzun süre araç trafiğine kapatıldı. Avrasya Tüneli tanıtımında "İstanbul'un iki yakası arasında dışarıdaki iklim şartlarından etkilenmeden kesintisiz araç ulaşımı mümkün hale geldi" ifadeleri kullanılmıştı.

Erdoğan Avrasya Tüneli’nin açışı sırasında şöyle demişti:

"Günde 100 bin araç, dışarıdaki hava şartlarından etkilenmeden rahat bir şekilde burayı kullanacaktır. Artık fırtına çıktı, vapur seferleri iptal oldu, sis çöktü, köprüde trafik durdu gibi haberleri geride bırakıyoruz. Bir taraftan Marmaray, bir taraftan Avrasya Tüneli... Avrasya Tüneli sayesinde İstanbul'un iki yakası arasında dışarıdaki iklim şartlarından etkilenmeden kesintisiz araç ulaşımı mümkün hale geldi.”

İşte yağmur sonrasında Avrasya Tüneli’nin hali:


http://www.birgun.net/haber-detay/erdogan-i-avrasya-tuneli-konusunda-da-kandirdilar-170856.html

İşsizlik maaşı sistemi değişiyor, nasıl alınacak?



İşsizlik maaşı sistemi değişiyor, nasıl alınacak?
İşsizlik maaşı sistemi değişiyor. Yeni sistemde maaş alma süresinin uzaması fakat ücretin düşürülmesi planlanıyor.
2017-2019 yıllarını kapsayan Ulusal İstihdam Stratejisi belgesinde işsizlik maaşında yeni bir düzenleme öngörülüyor.
Habertürk Gazetesi’nden Tahsin Akça ve Ahmet Kıvanç’ın haberine göre, uzun süre işsizlik maaşı alana daha düşük maaş İşsizlik sigortasından hak kazanma koşulları değiştirilirken, ödeme süresinin uzatılması planlanıyor. Halen 10 aya kadar işsizlik maaşı ödeniyor. Düzenlemeyle, işsizlik maaşı, maaş alma süresi uzadıkça azalacak şekilde kademelendirilecek. Örneğin, ilk 10 ay asgari ücretin yüzde 80'ine kadar işsizlik maaşı ödenecekse, 11. aydan sonra maaş asgari ücretin yüzde 60'ı ile sınırlanacak.
http://www.yurtgazetesi.com.tr/ekonomi/issizlik-maasi-sistemi-degisiyor-nasil-alinacak-h36890.html

IŞİD MİLİTANLARI İLK KEZ GÖRÜNTÜLENDİ



Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi ve yazı

IŞİD MİLİTANLARI İLK KEZ GÖRÜNTÜLENDİ
Musul’un dışındaki bir komplekste tutulan 370 IŞİD militanı ilk kez görüntülendi.
Musul’da yakalanan terör örgütü IŞİD’in militanları, kent dışındaki bir hapishanede tutuluyor.

Amerikan Associated Press (AP) haber ajansının görüntülediği hapishanede, 370 kadar militan bulunuyor.
ABC Gazetesi’nin aktardığı habere göre, hapishanedeki 100’den fazla terörist, neredeyse üst üste yığılarak karanlık bir odaya doldurulmuş. Gün içinde sıcaklığın 45 dereceyi aştığı odada, herhangi bir havalandırma cihazının bulunmuyor.
AP’ye konuşan bir cezaevi görevlisi, “Militanların çoğu sağlık ve deri problemleri yaşıyor, çünkü güneş göremiyorlar. Birçoğu yürüyemiyor. Hareket edemedikleri için bacakları şiş”diyor.

Son üç ayda söz konusu cezaevi kompleksinde 1150 mahkum geçmiş. Bunlardan 450’si başkent Bağdat’taki bir cezaevine gönderilmiş.
ABD üssünün bulunduğu Musul’un güneyinde yer alan Kayyara’daki hapishanede ise 2 bin 800 IŞİD üyesi tutuluyor.



IŞİD teröristlerinin aileleri de, Musul dışında bir açık hava kampında tutuluyor. Reuters’ın fotoğrafladığı tellerle çevrili kampın girişinde, silahlı askerler nöbet tutuyor. Kocaları, oğulları veya kardeşleri terör örgütü safında savaşırken ölen kadınların çadır kentte tutulduğunu belirten Reuters, kampta 170 ailenin olduğunu bildiriyor.

http://www.parlamentohaber.com/2017/07/19/isid-militanlari-ilk-kez-goruntulendi/

ABD’NİN TERÖR RAPORUNDA FETÖ YOK!..



Görüntünün olası içeriği: yazı
ABD’NİN TERÖR RAPORUNDA FETÖ YOK!..

ABD’de Dış İşleri Bakanlığının hazırladığı “Terorism 2016” başlıklı raporda, Türkiye bölümünde FETÖ’ye ilk kez verildi.
Raporda; Türk Hizbullahı, TKP/ML, TİKKO, MLKP ve DHP-C, terör örgütleri listesinde yer alırken, PYD/YPG ve FETÖ’den terör örgütü olarak bahsedilmedi.

Yayınlanan raporda, FETÖ için sadece, “Hükümet, 240‘tan fazla kişinin öldüğü, 2 bin 100‘den fazlasının yaralandığı 15 Temmuz’daki darbe girişiminden Gülen hareketini sorumlu tutuyor.” deniliyor.
Türkiye’nin IŞİD’e karşı yürütülen operasyonlara yaptığı katkıya da değinilen raporda, PKK ile ilgili “PKK saldırılarında şehit düşen güvenlik güçlerinin sayısının ise 750‘den fazla olduğu”ndan bahsedildi.

http://www.parlamentohaber.com/2017/07/20/abdnin-teror-raporunda-feto-yok/

ABD TÜRKİYE’NİN O HAREKETİNDEN RAHATSIZ





ABD TÜRKİYE’NİN O HAREKETİNDEN RAHATSIZ
AA’nın, ABD’nin PKK/PYD’ye destek için kurduğu üslerin konum ve işlevlerine ilişkin son derece stratejik bilgiler paylaşması ABD cephesinde panik yarattı.
Anadolu Ajansı (AA) geçtiğimiz günlerde, ABD’nin Suriye’nin kuzeyinde, PKK’nın paravan örgütü Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) destek için kurduğu 10 askeri üssün konumunu, işlevini, stratejik önemini ve bu üslerdeki askeri personelin sayısını konu alan son derece detaylı bir haber yayınlamıştı.

AA’nın haberi ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) cephesinde derin bir panik havası estirdi. ABD’nin bölgedeki askeri faaliyetlerini nokta nokta, rakamlarla sunan haberden tedirgin olan CENTCOM sözcüsü Albay Joe Scrocca, ABD merkezli The Daily Beast gazetesi üzerinden AA’ya sert tepki gösterdi.
Amerika’nın Sesi’nde yer alan haberde, ABD Savunma Bakanlığı, Anadolu Ajansı’nın Suriye’nin kuzeyindeki Amerikan askeri karargahlarının haritasını yayınlamasının, Türkiye hakkındaki kaygıları arttırdığını duyurdu.
Resmi haber ajansı, Suriyeli Kürtler’in elindeki bölgede kurulu on Amerikan askeri karargahının konumlarının haritasını yayınlamıştı.
Pentagon sözcüsü, Amerikalı askeri yetkililerin haritanın kaynağını öğrenemediğini söyledi, ancak NATO müttefiki bir ülkenin yetkililerinin hassas bilgileri yayınlayarak Amerikan kuvvetlerini tehlikeye atmasının çok büyük kaygıya yol açtığını belirtti.
Pentagon yetkilileri askeri karargahların konumlarını gösteren haritadaki içerikleri doğrulamayı reddetti.



SURİYE’DE 10 NOKTADA PKK/PYD’YE ABD DESTEĞİ

ABD, Suriye’de müttefik olarak nitelediği terör örgütü PKK/PYD’nin kontrolündeki bölgelerde iki hava üssü ve 8 askeri noktada özel birlikler ve ekipman bulunduruyor. ABD özel kuvvetleri, örgüte, IŞİD karşıtı operasyonlarında destek verirken, Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) güçlerine karşı da onlara koruma sağlıyor.
ABD, Ekim 2015’te PKK/PYD’nin kontrolündeki Haseke ilinin kuzeydoğusunda yer alan Rümeylan ilçesinde, Mart 2016’da ise Kobani’nin (Ayn el-Arab) güneyindeki Harab Işkköyünde hava üsleri kurmuştu.
Rümeylan, kargo uçaklarının da inebileceği büyüklükteyken, Harab Işk’ı yalnızca askeri helikopterler kullanabiliyor.
ABD’nin Nisan 2016’dan bu yana PKK/PYD bölgesine yaptığı askeri sevkiyatın bir kısmı, Irak sınırından karayoluyla girerken diğer kısmı da kargo uçaklarıyla Rümeylan’a indiriliyor.
AA muhabirlerinin yerel kaynaklardan derlediği bilgilere göre, ABD iki hava üssü dışında Suriye içinde PKK/PYD işgalindeki bölgelerinde 8 adet askeri noktaya sahip.
Operasyonel noktalar, genellikle küçük ve mobilize birlikler için güvenlik gerekçesiyle “sahra tipi” şekilde, üzerine toprak yığılmış düz arazi üzerine kuruluyor.

Ekip ve ekipmanın her an harekete geçebilir şekilde beklediği sahra tipi noktaların kurulumunu tespit etmek de zor oluyor.
Bunlar dışında ABD, dönüşümü kolay fabrikalar, konut alanları ya da PKK/PYD’nin kampları gibi tespit edilmesi zor alanları da operasyonel nokta olarak kullanıyor.
ABD kuvvetleri, Suriye’nin kuzeyinde bazı alanları “girişi yasak bölge” ilan ederek operasyonel noktaların inşasını gizli tutuyor.
Bu 8 noktada, top atışı, hava saldırısı için irtibat görevlisi, askeri danışman, eğitim sorumlusu, operasyon planlama sorumlusu ve aktif çatışma içinde yer alan birlikler konuşlu bulunuyor.
Ekipman olarak da Suriye’deki iç savaşın doğasına uygun şekilde mobilizasyon kapasitesi yüksek top bataryaları, çok namlulu roketatarlar, istihbarat için çeşitli mobil ekipmanlar, hava indirme üslerinin çevre güvenliği ve genel devriye için “Stryker” zırhlı araçlar gibi araçlar yer alıyor.

http://www.parlamentohaber.com/2017/07/20/abd-turkiyenin-o-hareketinden-rahatsiz/

‘TÜRKİYE’DEKİ DİKTATÖRLÜK YIKILINCAYA KADAR’




‘TÜRKİYE’DEKİ DİKTATÖRLÜK YIKILINCAYA KADAR’

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın korumalarının, Mayıs ayındaki Washington’daki göstericilere yönelik sert müdahalesinin yankıları hala sürüyor.
Daha önce, her 2 partiden (Cumhuriyetçi ve Demokrat) Kongre Üyeleri Amerikan değerlerine yapılan bu müdahaleyi kınamış ve Amerikan yasalarının çiğnenmesinden dolayı Erdoğan’ın özür dilemesini talep etmişti.
‘TÜRKİYE’DEKİ DİKTATÖRLÜK YIKILINCAYA KADAR…’

Washingtonhattı’ndan Alim Kahraman imzalı haberde, ABD Kongre üyeleri bugün Erdoğan’a karşı yürüdü. Sloganları: “Türkiye’de kurulmakta olan diktatörlük yıkılıncaya kadar durmayacağız.”, “Yabancı bir tiranın ABD’ye gelmesi ve fedailerinin Amerikan topraklarında Amerikalıları dövmesine izin verilmesi düşüncesi akıl almaz.”

Erdoğan, durumun vahametinin farkında mı?
‘TÜRK HÜKÜMETİNİN KORUMALARI’

ABD Temsilciler Meclisi Alt komitesi başkanı Dana Rohrabacher Ted Poe, Jim Costa, John Sarbanes, ve Jim McGovern gibi her iki partiden temsilcilerle birlikte ABD Ermeni Ulusal Komitesi tarafından düzenlenen bir etkinlikte konuştu.
Aynı etkinlikte konuşan Kaliforniya’nın demokrat temsilcisi Jim Costa ise “Bu sabah buradaki kişilere Amerika’nın temel taşı olan ve birinci madde haklarımızdan konuşma özgürlüğü, toplanma özgürlüğü ve protesto özgürlüğü olan bir prensip için katıldım, ve bu özgürlükler 16 Mayıs’ta maalesef Türk Hükümetinin korumaları tarafından ihlal edildi.” dedi.

NE OLMUŞTU?

Mayıs ayında, Washington’da düzenlenen resmi ziyareti sırasında Erdoğan’ın destekçileri ve korumaları Sheridan Circle yakınlarında bulunan Türk Büyükelçiliği ikametgahı önünde göstericilerle çatışmıştı. Olay neticesinde dokuz kişi yaralanmıştı. Hadise D.C.Metropolitan Polis şefi Peter Newsham tarafından “ölümcül saldırı” olarak nitelenmişti.
Türk Büyükelçiliği ise Erdoğan’ın korumalarının göstericiler tarafından provoke edildiğini ve meşru müdafaa kapsamında müdahalede bulunduklarını iddia etmişti.

Haziran ayında ise, Kongre olayı kınayan bir kararı 397’e karşı sıfır oy ile kabul etmişti.
‘YABANCI TİRAN’

Bunların yeterli olmadığını söyleyen ve olaylara müdahil olan Türk vatandaşlarının yargılanmak üzere ABD’ye gönderilmesi gerektiğini söyleyen temsilci Ted Poe ise “Yabancı bir tiranın ABD’ye gelmesi ve fedailerinin Amerikan topraklarında Amerikalıları dövmesine izin verilmesi düşüncesi akıl almaz. Ve bu olaya karışan kişilerin hesap vermesi, yargı önüne çıkması ve suçlu bulundukları taktirde hapse atılmaları gerekir. ” diyerek sözlerine devam etti.
Haziran ayında, Washington’da kolluk kuvvetleri Erdoğan’ın 12 koruması hakkında suçlamada bulunmuş ve haklarında tutuklama kararı çıkartmıştı.

http://www.yurtgazetesi.com.tr/
Daha fazlası için
Facebook İNSAN 'ı Beğenin
insan
https://www.facebook.com/insaninsanca1/