Gazete insan

27 Temmuz 2017 Perşembe

İstanbul yağmura teslim oldu




İstanbul yağmura teslim oldu
Dakikalar içinde karanlığa gömülen İstanbul'da şiddetli yağış, dolu ve fırtına etkisini gösterdi. Özellikle İstanbul'un batı kesimlerini yoğun şekilde etkileyecek olan, beklenen yağışlar başladı. 
İş çıkış saatine denk gelen çok şiddetli yağış nedeniyle bazı yolları su bastı. Dolu ve yağmur yağışı sırasında önlerini görmekte zorluk çeken sürücüler yol kenarlarına çekerek havanın düzelmesini bekledi. Metro, metrobüs, tren ve tramvay duraklarında da vatandaşlar mahsur kaldı. Avrasya tüneli ulaşıma kapatıldı. E-5 karayolunu su bastı. Araçlar su basan yolda ilerlemekte güçlük çekiyor. Bazı araçların yağan dolu nedeniyle camları patladı.
Edirne’de son bir haftadır hava sıcaklığı ortalama 40 derecelerde seyrederken, bugün öğle saatlerinde Bulgaristan üzerinden gelen yağmur bulutları Kapıkule’de gurbetçilere dolu sürprizi yaşattı. Edirne’de aşırı sıcakların ardından öğle saatlerinde Kapıkule’de aniden bastıran dolu yaşamı olumsuz etkiledi.
Kapıkule’de kısa süre etkili olan dolunun bazı ekili tarım arazilerine zarar verdiği öğrenildi.
Dolu yağışı akşam saatlerinde Silivri ve Beylikdüzü’nde de etkisini göstermeye başladı.

İSTANBUL’DA GÖKYÜZÜNÜ SİYAH BULUTLAR KAPLADI

İstanbul’da meteorolojinin uyarılarının ardından akşam saatlerinde gökyüzünü kaplayan siyah bulutlarla hava bir anda karardı.
Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarılarının ardından beklenen şiddetli yağış akşam saatlerinden itibaren etkisini göstermeye başladı. İstanbul genelinde etkili olan şiddetli yağıştan dakikalar önce gökyüzünü siyah bulutlar kapladı. Normal şartlarda havanın kararmasından yaklaşık 2 saat önce gökyüzündeki bulutlar İstanbul'da havayı kararttı.

AVRASYA TÜNELİ KAPATILDI

İstanbul’da Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün uyarılarının ardından beklenen şiddetli yağmur doluyla birlikte etkisini göstermeye başladı. Sağanak yağış sonrası trafik durma noktasına geldi. Deniz ulaşımı da aksadı, bazı vapurlar denizin ortasında kaldı. Avrasya Tüneli ise ulaşıma kapatıldı.
Deniz ulaşımında aksaklıklar sürerken, bazı vapurlar denizin ortasında kaldı. Her türlü doğal afete karşı korunaklı olan Avrasya Tüneli'ni ise su bastı, trafiğe kapatıldı.
İstanbul'da akşam saatlerinde etkili olan şiddetli yağış nedeniyle E-5 karayolunu bir anda su bastı. Araçlar su basan yolda ilerlemekte güçlük çekti.
Sağanak yağış sonrası trafik durma noktasına geldi. İBB'nin trafik haritasında yoğunluk yüzde 80'leri buldu.

E-5 KARAYOLUNU SU BASTI

İstanbul’da akşam saatlerinde etkili olan şiddetli yağış nedeniyle E-5 karayolunu bir anda su bastı.
Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarılarının ardından beklenen şiddetli yağış akşam saatlerinden itibaren etkisini göstermeye başladı. İstanbul genelinde etkili olan şiddetli yağışla birlikte Silivri'de E-5 karayolunu su bastı. Araçlar su basan yolda ilerlemekte güçlük çekti.

KARAKÖY-KADIKÖY VAPURU KAYALIKLARA ÇARPTI!

İstanbul'da akşam saatlerinde aniden bastıran fırtına ve şiddetli yağış, hayatı resmen felç etti. Metrolar ve metrobüs seferleri yapılamazken, kötü bir haber de Şehit Hatları'ndan geldi. İstanbul'daki sağanak yağışın etkisiyle Karaköy-Kadıköy seferini yapan vapur ise 
Karaköy'den Kadıköy'e 18:00'de harekete çıkan şehir hatları vapuru fırtına sebebiyle denizde mahsur kaldı. Motor puan dalga kıranlara çarpıyor yolculara can yelekleri giydirildi.

Meteoroloji'nin uyarısı şu şekilde;

Bugün (27.07.2017 Perşembe) akşam saatlerinde Marmara bölgesi başta olmak üzere yurdun kuzeybatı kesimlerinde görülecek gök gürültülü sağanak yağışların; Edirne ve Kırklareli çevrelerinde çok kuvvetli (metrekareye 51-75 kg) , Çanakkale, Tekirdağ ve İstanbul’un batı çevrelerinde kuvvetli (metrekareye 21-50 kg) olması beklendiğinden, yaşanabilecek olumsuz şartlara karşı (ani sel, lokal su baskını, yerel dolu yağışı ve yıldırım düşmesi) dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.

MARMARA'NIN BATISINDA ÇOK ETKİLİ BAŞLAYACAK İSTANBUL'UN BATISINA GELECEK

Gök gürültülü sağanak yağışların; Edirne ve Kırklareli çevrelerinde çok kuvvetli (metrekareye 51-75 kg) , Çanakkale, Tekirdağ ve İstanbul´un batı çevrelerinde kuvvetli (metrekareye 21-50 kg) olması bekleniyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü yağışlar sırasında “ani sel, lokal su baskını, yerel dolu yağışı ve yıldırım düşmesi” olaylarının yaşanabileceğine dikkat çekti.

VAPUR KAYALIKLARA ÇARPTI

Karaköy'den Kadıköy'e 18:00'de harekete çıkan şehir hatları vapuru fırtına sebebiyle denizde mahsur kaldı. Motor puan dalga kıranlara çarpıyor yolculara can yelekleri giydirildi.
İstanbul'daki yağışta Haydarpaşa Camisi'nin minaresi yıkıldı.

HAVALİMANINDA SEFERLER ETKİLENDİ

İstanbul'da yağmurun etkili olduğu akşam saatlerinde, 'CB' (kümülonimbus) olarak adlandırılan, kötü hava koşullarına ve yıldırımlara neden olan elektrik yüklü bulutlar Atatürk Havalimanı'na inecek uçakları olumsuz etkiledi.Şu an Atatürk Havalimanı'na inişler yapılamazken bazı uçaklar başka meydanlara yönlendirildi. CB bulutlarına yakalanmak istemeyen pilotlar, iniş için yaklaşma yapamayınca havada tur atmak zorunda kaldı.

BAZI TEKNELER DENİZİN ORTASINDA KALDI

Bazı vapurların da yağış nedeniyle denizin ortasında kaldığı belirtiliyor. Bazı vapurlarda yolculara da can yeleği dağıtıldığı öğrenildi. 

KAĞITHANE'DE BİR DEPOYA YILDIRIM DÜŞTÜ

Kağıthane'de bir depoya yıldırım düştü, http://www.yurtgazetesi.com.tr/gundem/istanbul-yagmura-teslim-oldu-h38314.htmldumanların yükseldiği görüldü.


Feyzioğlu'ndan flaş 'resmi nikah' açıklaması





Feyzioğlu'ndan flaş 'resmi nikah' açıklaması

Türkiye Barolar Birliği, müftülüklere nikah kıyma yetkisinin verilmesini öngören kanun tasarısı üzerine yazılı bir açıklama yayınladı.
Başkan Metin Feyzioğlu imzalı yayınlanan açıklamada müftülük nikahının resmileştirilmesinin toplumu böleceği belirtildi.
Yapılan açıklama şöyle;

"Ülkemiz boğucu iç ve dış sorunlarla mücadele ederken, hükümet tarafından müftülüklere nikah kıyma yetkisinin verilmesini öngören kanun tasarısını derin bir üzüntü ve kaygıyla karşılıyoruz.
İtirazımız dini nikaha yönelik asla değildir. Çünkü dini nikah hukukumuza göre zaten serbesttir. Sorun, müftülükler tarafından kıyılacak nikahın da resmileştirilmesi ve belediye nikahının yerini alacak olmasıyla ilgilidir.
Şöyle ki, bu düzenlemeyle toplum, "müftüye nikah kıydıranlar" ve "belediyeye nikah kıydıranlar" diye bir kez daha bölünecektir. Müftülere nikah kıydıranların ne kadar dindar, belediyelere nikah kıydıranların ise dinsiz olduğu teması işlenecektir.
Toplumumuzun karşı karşıya olduğu farklı kırılma hatları, bu defa doğrudan doğruya toplumun bel kemiği olan aile kurumunun içine girecektir.

İşte bu sebeple resmi nikah, Anayasamızın 174/4. maddesiyle koruma altına alınmış olan İnkılap Kanunları arasında sayılmaktadır. Şu halde; dini nikahı resmileştiren düzenleme Anayasanın özüne aykırıdır.
Ortadoğu'nun iç savaşların pençesinde yakılıp yıkılmasının arkasında laik toplum ve devlet düzenlerinin yerleştirilememiş olmasının en temel sebep olduğu ortaya çıkmıştır.
Küresel güç odaklarının Ortadoğu'nun yangınını Türkiye'ye sıçratmak için sahneledikleri tüm oyunların şu ana kadar boşa çıkmış olmasının sebebi, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kuruluştan itibaren laik bir düzeni benimsemiş olmasıdır. Masumane gibi görünen gerekçelerle takdim edilen müftülük nikahının resmileşmesi ise laik düzeni doğrudan tehdit etmektedir.
Bu gerçekleri ve duyduğumuz derin kaygıyı başta kadınlar olmak üzere toplumun tüm kesimleri ile siyasi iktidarın ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin dikkatine sunuyoruz."

http://www.hukukihaber.net/gundem/feyzioglu-ndan-flas-resmi-nikah-aciklamasi-h95904.html

HUKUKÇULAR AÇ GEZİYOR, HUKUK OKUMA EVLADIM...





HUKUKÇULAR AÇ GEZİYOR, HUKUK OKUMA EVLADIM...

Dün gelen bir mail aynen şöyle başlıyor; "merhabalar ben 19 yaşındayım ve üniversite sınavlarına hazırlanıyorum,hukuk fakültesi ile aramda yıllardır aşamadığım tek bir sorun var; bu sorun ygs-lys değil ANNEM..."
Annesi hemşire olan İlayda, bu mailinde annesinin sağlık sektöründe çalışması için yönlendirme yapmaya çalıştığından ve genç kardeşimizin hukuk fakültesi idealinin önünde "anne sözünü dinlemek" gereği bir set olarak çekildiğinden bahsediyor ve annesinin söylediklerinden bahsediyor;AVUKATLAR AÇ, SOSYAL STATÜLERİ SIFIR....

Sevgili ebeveynler; genç meslektaş adaylarım; bırakınız böyle kulaktan dolma bilgileri...Evet mesleğimiz gereği bir miktar sermaye ve çevre ihtiyacımız var ancak aç kaldığımız, ya da statüsel bir sıfırlık söz konusu değil. Sizlere en basit örnekle kendi meslek yolculuğumdan bahsetmek istiyorum. Umuyorum ki genç meslektaş adaylarımız ve özellikle İlayda bu yazıyı çok değerli annesine okutur ve üzerindeki stres ve yük bir nebze olsun hafifler...


4 yıllık hukuk fakültesi serüveninden sonra başladığım avukatlık stajımda; birçok arkadaşım hakim-savcılık sınavına hazırlanmayı tercih etti, kimi sınavı kazandı ve aday hakim-savcı olarak göreve başladı; maddi anlamda 3.700.00 TL civarı, net miktarını bilmiyorum ama maaş almaya başladılar, 5-6 ay içerisinde birçoğu arabasını aldı ve kendini mesleğe hazırlamaya çalışıyor.Atandıklarında alacakları asgari miktar 6.000.00 TL olacak. Sosyal statüden kasıt makam ve mevkii ise; bu arkadaşlarım hem üzerlerinde taşıdığı aday hakim-savcı kimliğiyle hem de bir yargı mensubu olarak oldukça iyi konumda, saygı duyulan kişiler haline geldi. Diğer yandan KPSS ile kurum avukatlığı düşünen arkadaşlarımız, KPSS neticesinde atamaları gerçekleştiğinde 4.000.00 TL civarı net miktarı bilmiyorum ama bu rakamlardan az olmadığından emin olduğum miktarda maaşla göreve başlıyorlar ve bulundukları konum itibariyle oldukça saygın kişiler olarak mesleklerini ifa ediyorlar.

Asıl meseleye gelecek olursak; serbest avukatlık tercih eden bendeniz ve birçok arkadaşım da staj döneminde oldukça zorlanmış ve ücret yasağına rağmen mesleğini sevdiği için canla başla bir şeyler öğrenme çabasına girişmiş, nihayetinde stajını tamamlayarak kimi kendi ofisini açmış, kimi de bir meslektaşımızın yanında işe başlamıştır.İş gören avukat olarak tanımladığımız ve bir başka avukat meslektaşımızın yanında çalışan avukatlar, mesleklerini ilk yıllarında 2000-2500 TL civarı değişkenlik gösteren bir miktar ile çalışmaya başlıyor, devamında yılların getirdiği tecrübe ile maaşlarında artışlar görülmektedir. Kaldı ki CMK dediğimiz ve mesleğe yeni başlayan avukatlara tanınan, toplum tarafından baronun atadığı avukat olarak bilinen avukatlık sayesinde mesleğe yeni başlayan avukat meslektaşlarımız ilk 6-7 ay kendi gayretlerine ve CMK yoğunluğuna göre gece gündüz demeden koşturarak maddi kazanım elde etmekte, bunun yanı sıra bu koşuşturmaca ile ciddi bir çevreyi de kazanmaktadır. Burada bahsettiğim bütün meslektaşlarımız hem maddi anlamda kazanmaktadır hem de sosyal statü açısından oldukça saygın kişilerdir.

Yukarıda bahsedeceğimi belirttiğim kendi meslek hayatıma gelecek olursak; birçok zorluktan sonra kendi ofisimi açmaya karar verdim ve stajımın son günlerinde, küçük bir ofis tutarak meslek hayatıma hazırlanıyorum. Ofis alışverişi için gittiğim her yerde bundan önceki 5 senede hiç görmediğim saygıyı görüyor ve çevre ediniyorum. Çok basit bir örnek olması açısından masa almak için gittiğim bir mağazanın sahibinin önüme sayın avukatım madem işe yeni başlıyorsunuz ilk işiniz bizden olsun diyerek koyduğu senetlerden bahsedeyim; mağaza sahibi önüme 20 parça her biri 1.000.00TL üzeri olan toplam değeri 60.000.00 TL'lik senetler koyduğunda açıkçası çok şaşırdım hatta devamında da çok üzüldüm. Zira henüz ruhsatım, vergi levham yok ve vekalet alamıyordum. Bu nazik iş teklifini durumu izah ederek reddederken; sayın avukatım madem öyle bu senetler siz ruhsatınızı alıp vergi levhanızı asana kadar bizde kalacak ve ofisinizi açtığınız zaman ziyaretinize gelerek vekaletimizle birlikte bu senetleri icra takibi için size vereceğiz dediğinde dünyalar benim oldu, çünkü mesleğe yeni başlayan biri için miktar bakımından oldukça yüksek olan bu meblağlar tahsil edildiğinde belki de ofis için yapmış olduğum masrafları karşılayacak ve bir anda beni düzlüğe çıkaracaktı...

Sevgili ebeveynler ve genç meslektaşlarım; şunu lütfen unutmayın; amacınız sadece para kazanmaksa bu artık eskisi kadar zor değil; ama amacınız mesleğinizi hakkıyla ifa edip emeğinizin karşılığını almaksa; bunun için kişisel gayretiniz, kendinizi geliştirmeniz gerekmektedir. Piyasada iş yok, avukatlar aç diye kocaman bir yalan var. Madem öyle efendim bizim neden haberimiz yok?

Girdiği kalabalıklarda her zaman en çok saygı duyulan, bilgisine güvenilen, söyledikleri itibarlı olan bir meslek grubu, Türkiye'deki üç erkten birinde yargı mensubu olarak mesleğini icra eden hukuk insanları açısından yapılan bu tür değerlendirmeler oldukça yanlış ve itibar zedelemek amacıyla söylenmiş-söylenen-söylenecek olan cümlelerdir.Ne var ki hukuk insanlarının her zaman olduğu gibi ailelerinin gurur kaynağı, toplumun da son umudu lacağından şüphe duyamayacaksınız-duymuyoruz.


Goygoy Hukuk / hukukihaber.net

Yağmuru, seli, doluyu zinaya bağladılar





Yağmuru, seli, doluyu zinaya bağladılar

Ege Denizi’nde meydana gelen depremin ardından sosyal medya da birçok paylaşım olurken troller depremin nedenini zinaya bağlamıştı. Aynı zihniyet yine ortaya çıkarak İstanbul'da yaşanan fırıtna, dolu ve seli yine zinaya bağladı
Bodrum meydana gelen depremde "#bodrum da işlenen günahlara ne #deprem ne #sel ne de başka bir #afet temizler Kendinize gelin ey ümmeti müslüman !" ifadelerini kullanmılardı.

Bugün İstanbul'da yaşanan fırıtna, dolu ve sel felaketi için, YURT Gazetesi'nin altına 'az zina yapın' diye yorumlar yapıldı.


http://www.yurtgazetesi.com.tr

Erdoğan otoritesi ile durumu kurtarmaya çalışıyor, vekillere fırça atıyor



Erdoğan otoritesi ile durumu kurtarmaya çalışıyor, vekillere fırça atıyor
Evet AKP tamamen bitmiş durumda ve Erdoğan otoritesi ile bunu engellemeye çalışıyor diğer yandan fetöcüleri de koltuğunun altında saklamak zorunda kalıyor. Demek ki büyük gün yaklaşıyor ve çok uzak değil. İktidar artık son günlerini yaşıyor…
Erdoğan’da bir telaş olduğu ve AKP örgütüne yapılacak operasyonlar öncesi oluşan çatlağın seslerini bastırmak için sertleştiği ve rest çektiği düşünülüyor.
Büyük bir sıkıntı olduğu gözle görülüyor ve yine her an şiddetli bir dağılma dalgasının yayılması bekleniyor. Çünkü hem uluslararası hukuka karşı işlenen suçlar hem de yurt içinde tamamen hukuksuzluk hali, AKP’lilerin de gözünü korkutuyor ve nereye kadar diye düşünüyorlar, hesap veremeyecekleri suçların altına imza atanlar iktidardan düştükleri gün hesaba çekileceklerini biliyor ve bunun telaşını yaşıyorlar.
Evet, AKP tamamen bitmiş durumda ve Erdoğan otoritesi ile bunu engellemeye çalışıyor diğer yandan Fetöcü’leri de koltuğunun altında saklamak zorunda kalıyor.
Demek ki büyük gün yaklaşıyor ve çok uzak değil. İktidar artık son günlerini yaşıyor…
Hoşça kal yarın….
Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisine seslendi. Erdoğan, AKP’li vekillere ve kabineye yönelik “Yorulan varsa kenara çekilsin” dedi.
Erdoğan’ın toplantıdaki sözlerinden satır başları şöyle:
Yorulan varsa çekilin. Teşkilatta vatandaşa, bakanlara saygı esastır.
OHAL, yatırımlar için bahane olamaz.
En iyi tatil milletle birlikte olmaktır. Milletle birlikte olmak bizim hayat tarzımızdır.
İçerde ve dışarda yapılan saldırıların hedefi AK Parti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bugün saat 11.00 de AKP Genel Merkezi’inde AKP’li milletvekilleri ve bakan ile bir araya geldi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın milletvekillerini toplantıya çağırması Ankara’da ‘sürpriz’ olarak nitelenirken, AKP kulislerinde, “TBMM İçtüzük teklifi yasalaştıktan sonra tetile girecek. Tatil öncesi grup ile bir değerlendirme yapmak istemiştir” yorumları yapılmıştı.
http://www.kocaelicumhuriyet.com/2017/07/27/erdogan-otoritesi-ile-durumu-kurtarmaya-calisiyor-vekillere-firca-atiyor.html

O otelde kalanlar insan ey devleti yönetenler, her yerde eşkiyalar





O otelde kalanlar insan ey devleti yönetenler, her yerde eşkiyalar

Güney Yıldızı şirketi olarak bizim Emir Thani’ye bir borcumuz yok, aksine 7 yıldır yaptığımız masraflarla birlikte 4 milyon 750 bin dolar alacağımız var.
Bugün oteli içinde kalanların insan olduğunu düşünmeden polis zoruyla boşalttıranlar, yarın Ülkeyi’de biz almıştık ülkeyi terk edin dediklerinde ne yapacaksınız.

İşte yabancı sermaye böyle yapar hele ki gerici doğu sermayesi. Sen beleş gıda yardımı gönder, Türkiye’nin sınırlarını ve imkanlarını sonuna kadar adamların emrine ver ama senin oteldeki vatandaşlarını kapı dışarı etsinler. Hakları olmadığı halde eşkiyalık yapıyorlar ve bizim devlet’de onların yanında yer alıyor. İyi yoldasın Türkiye…
Hakları olmadığı halde vatandaşı sokağa atıyorlar, işletmeciye borçlu oldukları halde devlet kanalıyla eşkiyalık yapıyorlar. Topraklarımızı ve kurumlarımızı Katarlılara peşkeş çekenler iyi düşünsün desek, düşünürler mi? düşünmezler tabi ceplerine indirdiler bir kere cukkayı.

Katar şeyhi Marmaris’te otel boşalttırdı

Muğla’nın Marmaris ilçesinde bulunan, Katar Kraliyet Ailesi üyesi (Emir) Şeyh Nasser Ahmed Ali A.Al Thani’ye ait 5 yıldızlı otel tahliye edildi…


Muğla’nın Marmaris ilçesinde bulunan, Katar Kraliyet Ailesi üyesi (Emir) Şeyh Nasser Ahmed Ali A.Al Thani’ye ait 5 yıldızlı otel tahliye edildi. 400 turistin kaldığı otelin tahliye işleminin Al Thani’nin 7 yıldır otelin işletmeciliğini yapan Güney Yıldızı Otelcilik’e açtığı davayı kazanmasıyla gerçekleştiği belirtildi.

Turistik İçmeler Mahallesi’nde, Katar Kraliyet Ailesi üyesi (Emir) Şeyh Nasser Ahmed Ali A.Al Thani’in sahibi olduğu 5 yıldızlı Munamar Beach Otel’de bugün saat 18.00’da Ankara’dan gelen avukat ve polisler eşliğinde tahliye işlemi başlatıldı.

Katar Kraliyet Ailesi üyesi Emir Thani tarafından 2010 yılında 15 milyon dolara satın alınan otel, yıllık 1 milyon dolara 5 yıllığına Güney Yıldızı Otelcilik şirketine kiralandı. Kira kontratının 2015 yılında bitmesi üzerine Emir Thani’nin avukatları ve Güney Yıldızı Otelcilik yöneticileri masaya oturarak yeniden anlaşma sağlamaya çalıştı. Emir’in 1 milyon 200 bin dolar yıllık kira istemesi üzerine anlaşma sağlanmadı. Emir Thani, 2015 yılının sonunda kiraya verdiği Güney Yıldızı Otelcilik Şirketi’ne tahliye davası açtı. Oteli 7 yıldır işleten Güney Yıldızı Otelcilik şirketi yöneticileri de 4 milyon 750 bin dolar tutarındaki masraflarını alabilmek için karşı alacak davası açtı. Yaklaşık 1,5 yıl süren tahliye davası 21 Temmuz günü sonuçlanarak oteli kiralayanların tahliye etmesine karar verildi. İçinde çoğunluğu yabancı olan turistlerin bulunduğu 400 kişinin tahliyesi için avukatlar polis eşliğinde otele geldi. Otelde yapılan incelemenin ardından avukatlar, polis ve çalışanlar ile birlikte odalara çıkarak kapılarını çaldıkları müşterilere otelin tahliye edileceğini söyleyip terk etmelerini istedi.

400 KİŞİ İÇİN KALACAK YER BULUNAMADI

Eşyalarını toplayan turist ve tatilciler otelin lobisine indi. Tur acenteleri 400 kişinin başka otellerde kalması için girişimde bulunmasına rağmen bir sonuca ulaşılamadı. Kalacak yer bulunamayınca turistler lobide beklemeye başladı. İstanbul’dan ailesiyle tatile gelen ve ismini vermek istemeyen bir kadın, “Bugün, ailemle bir hafta tatil için otele yerleştik ama tahliye kararını duyunca şok oldum. Resmen rezillik ve şu ana kadar bizi tahliye edenler yerleşebileceğimiz yer bulamadılar” dedi.

YENİ MÜFREDAT: CİHAT,SAVAŞ ve SAPIKLIK ÜZERİNE..!





YENİ MÜFREDAT: CİHAT,SAVAŞ ve SAPIKLIK ÜZERİNE..! 

Müfredatta yapılan değişiklikle birinci sınıf öğrencilerine müzik dersinde ilahi okutulacak.
Geçtiğimiz hafta Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz’ın ‘müjde’ olarak sunduğu yeni müfredata ilişkin ayrıntılar ortaya çıkmaya devam ediyor.

Eğitimde gericileştirmeye yönelik en kapsamlı saldırılardan biri olan müfredat değişikliğinde ‘değerler eğitimi’ bütün derslerin kapsamına eklenirken, hemen hemen bütün derslerde dini temalarla ilgili bir etkinlik planlanmış durumda.
İlköğretim birinci sınıf müzik dersi için hazırlanan programda da belirli gün ve haftalara ilişkin kazanımında, öğrencilere milli ve manevi kültürü öğretmek için ilahi örnekleri seslendirmesi ya da katılımlı dinletilmesi önerildi.

İlgili bölümde, “Belirli gün ve haftalarla ilgili müzik etkinliklerine katılır. Millî ve manevi değerlerimizi ve kültürümüzü yansıtan şarkı, türkü, marş, ilahi vb. örnekleri seslendirir veya katılımlı dinletilir” ifadeleri yer aldı.
8. sınıfta müzik kültürü başlığında ise, Türk müziğinin biçimlerini tanıma hedefli kazanımda ilahi örneklerinin dinletiler yoluyla tanıtılması isteniyor.

YENİ MÜFREDAT: CİHAT VAR, EVRİM YOK…

AKP’nin birinci sınıf öğrencilerine ilahi öğreteceği yeni eğitim müfredatı baştan aşağı gericileştirme hamleleriyle dolu.
Tüm derslere “değerler eğitimi” adı altında yapılan bu saldırı kapsamında evrim teorisi müfredat dışına çıkarılmış, din derslerinin sayısı ve saati arttırılmıştı.
Sadece bu adımla yetinmeyen AKP, yeni müfredata “cihat” ve 15 Temmuz’u eklemişti.
Yeni müfredatta dikkat çeken başlıklardan biri de İnkilap Tarihi ve Atatürkçülük dersi programında 15 Temmuz ve Osmanlı övgüsüne yer verilmesi olmuştu.

http://www.kocaelicumhuriyet.com/2017/07/26/yeni-mufredat-cihat-var-evrim-yok.html

90 yaşında ki yaşlı kadın ağaçlara sahip çıkıyor, Toki onu dövdürüyor





90 yaşında ki yaşlı kadın ağaçlara sahip çıkıyor, Toki onu dövdürüyor
Ülkenin en büyük arazi mafyası bir devlet kurumu oldu gözünüz aydın olsun ey halk. Tokinin devleti yaşlı, çocuk, kadın ağaçlara sahip çıkan köylülere saldırdı. 90 yaşında bir kadının gelip oturduğu dozerin üzerinden yaka paça alıp götürdüler ve ağaçları mahkeme kararını dahi beklemeden katlettiler. Olur, olmaz her yere kanun tanımadan arsız müteahhitler gibi gözünü kâr […]

Ülkenin en büyük arazi mafyası bir devlet kurumu oldu gözünüz aydın olsun ey halk.

Tokinin devleti yaşlı, çocuk, kadın ağaçlara sahip çıkan köylülere saldırdı. 90 yaşında bir kadının gelip oturduğu dozerin üzerinden yaka paça alıp götürdüler ve ağaçları mahkeme kararını dahi beklemeden katlettiler. Olur, olmaz her yere kanun tanımadan arsız müteahhitler gibi gözünü kâr hırsı bürümüş bir şekilde katlettikleri aslında vatan.
Résultat de recherche d'images pour "MANİSA’nın Yunusemre İlçesi Akgedik Mahallesi girişi"

Hiç acımadan ağacı ve doğayı yok eden bu insan kılıklı caniler zabıtayı ve askeri halkın üzerine saldırtıyor. Daha birkaç gün önce Gebze Kirazlıpınar’da, bugün Manisa’da yarın tüm ülkede, devlet ve Toki terör estiriyor. Her şey rant için kurban ediliyor, doğa, gelecek ve ülke ranta kurban veriliyor.
MANİSA’nın Yunusemre İlçesi Akgedik Mahallesi girişine, TOKİ konutları için arıtma tesisi yapılması amacıyla 10 yıllık çam ağaçlarının sökülmesine tepki gösteren çoğunluğu kadın ve çocuk, 200 kadar köylü, kepçenin üzerine çıkıp, ağaçların altında oturarak 10 saat süreyle nöbet tuttu, çalışmalara engel olmaya çalıştı. Köylülere müdahale eden güvenlik güçleri, 4 kişiyi gözaltına aldı.
Résultat de recherche d'images pour "MANİSA’nın Yunusemre İlçesi Akgedik Mahallesi girişi"
Yunusemre İlçesi Akgedik Mahallesi’nde yapılan TOKİ konutları için arıtma tesisi inşa edilecek alandaki çam ağaçlarının ilçe belediyesi ekipleri tarafından sökülmesi, köylüleri ayaklandırdı. Çoğunluğu kadın ve çocuk, yaklaşık 200 kişilik grup, saat 07.30 sıralarında alanda toplanıp, arıtma tesisi için kepçeyle kazı çalışması yapmak isteyen ekiplere tepki gösterdi. Köylüler ile işçiler arasında tartışma çıktı. Köylüler, sökülen ağaçları almak isteyen ve kalan ağaçları da sökmek isteyen ekiplere engel olmaya çalıştı. Bu sırada güvenlik güçleri ile köylüler arasında arbede çıktı. Güvenlik güçleri, TOMA ve çok sayıda jandarma ile alanda güvenlik önlemi aldı.

AĞAÇLARIN BAŞINDA NÖBET TUTTULAR

Image associée

Sabah yaşanan gerginliğin ardından mahalleye giriş ve çıkışında jandarma, güvenlik noktası kurdu. Jandarma, polis ve Yunusemre Belediyesi’nin zabıta ekipleri, köylüler ile işçilerin arasına set çekti. Köylü kadınlar ellerinde Türk bayrakları ile iş makinelerinin üstüne çıktı. Bazı kadınlar ağaçların başında nöbet tuttu. Bazıları da ağaçların altına oturarak saatlerce bekledi. Gün boyunca süren gerilim, bazı zamanlarda yerini yardımlaşmaya bıraktı. Güvenlik güçleri ve zabıtalar iş makinelerinin başında ve ağaçların altında bekleyen köylülere su dağıttı. Nöbet tutan kadınlardan Fatma Baykarlar, “Sabahtan beri nöbetteyiz. Niye buraya bu kadar askeri getirdiler? İsterlerse İzmir’den, İstanbul’dan da tavviye ekip getirsinler. Biz buradan kalkmayacağız. İstedikleri kadar uğraşsınlar, burayı vermeyiz. Her gün buradayız” diye konuştu. Köylüler, alana arıtma tesisi yapılmasına izin vermeyip, ağaçları yeniden dikeceklerini söyledi.
Image associée

MAHKEMEYE BAŞVURDULAR

Akgedik Mahalle Muhtarı Mehmet Ali Baykarlar ise, yapılması planlanan arıtma tesisinin iptali için Manisa İdare Mahkemesi’ne başvurdu. CHP Manisa İl Başkanı Halil Tokul ve CHP’li Yunusemre Belediyesi Meclis Üyesi Erdinç Yavaşlı, muhtar Baykarlar’a destek verdi. CHP’liler köylülerle konuşup onları sakinleştirmeye çalışırken, gün boyunca mahkemeden gelecek haber beklendi. Ancak, mahkemenin bu konudaki kararını önümüzdeki günlerde vereceği öğrenildi. CHP’li Meclis Üyesi Erdinç Yavaşlı ve CHP Manisa İl Başkanı Tokul ise Ak Partili siyasiler ve Manisa Valisi Mustafa Hakan Güvençer ile iletişime geçip, alanda çalışma yapılmadan önce mahkeme kararının beklenmesini istedi.

KÖYLÜLER MÜDAHALE İLE ALANDAN ÇIKARTILDI

Résultat de recherche d'images pour "MANİSA’nın Yunusemre İlçesi Akgedik Mahallesi girişi"

Güvenlik güçleri akşam saatlerinde anons yapıp, 10 saattir bekleyen köylülere eylemin kanunlara aykırı olduğunu söyleyerek, alanı boşaltmadıkları takdirde müdahalede bulunmak zorunda kalacaklarını bildirdi. Köylülere alanı boşaltmaları için 2 dakika süre verildi. Alandaki çocuklar ve hamile kadınlar için de uyarı yapıldı.
Ancak köylüler, uyarıya rağmen dağılmayınca, müdahale edildi. Grup dağıtılırken, bir TOMA da bu sırada hazır bekletildi. Polis, müdahale sırasında 4 kişiyi gözaltına aldı. Kazı için bekleyen iş makinesi de köylülerin çıkarılmasının ardından çalışmaya başladı.
Résultat de recherche d'images pour "MANİSA’nın Yunusemre İlçesi Akgedik Mahallesi girişi"

İmamın sözde eğitimci ordusu mafya oldu





İmamın sözde eğitimci ordusu mafya oldu

Silivri’deki okullara yönetici atamaları için yapılan mülakatı kazanacak listelerin Eğitim Bir Sen tarafından önceden belirlendiği notere tasdik ettirilen listeyle ispatlandı. 
Artık soruları çalıp vermiyorlar, artık mülakat yöntemi ile istedikleri gericiyi atama yapıp işin içinden çıkıyorlar. işin kolayını bu şekilde buldular. Hırsızlık ve ahlaksızlık ruhlarına işlemiş bir kere ve gerçekten bunların dinide yalan, imanıda. Devleti ele geçirip çöreklendiler ve makamları yandaşları ile dolduruyorlar, Fetö döneminden hiçbir farkı yok hatta daha ileri bir şekilde devleti yok ediyorlar.

Eğitimde, konutta, Diyanette, Bakanlıklarda devletin tüm kurumlarında utanmazca ve arsızca bir dönüştürme var. Laik cumhuriyet imam ordusu tarafından yok ediliyor.

Yine yakalandılar

Milli Eğitim Bakanlığı’nın 03-21 Temmuz 2017 tarihleri arasında gerçekleştirdiği Yönetici Adayları Sözlü Mülakatları ile ilgili olarak Eğitim Bir-Sen Silivri Şubesi yöneticilerinin hazırlayarak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne ve İl Mülakat Komisyonu’na ulaştırılacağı iddia edilen “Torpil Listesi” Türk Eğitim-Sen’e ihbar edildi. Türk Eğitim Sen yöneticileri de mülakat sınavı öncesi bu listeyi notere tasdik ettirdi.
Süper Silivri isimli yerel haber sitesinin haberine göre; mülakat sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte listedeki sonuçların tamamına yakın bir bölümünün gerçekleşmesi üzerine Silivri’de görev yapan birçok eğitimci sosyal medya üzerinden sonuçlara tepki gösterdi. Bazı öğretmenlerin sosyal medya hesaplarından noter belgesini paylaşarak, altına da “Mülakatlarda torpil yapanlar-yaptıranlar için salalar okunduğunda puan çıktısını tabutuna yapıştırmak isterim! Münker ve Nekir görsün…” diye yazdıkları görüldü.

Türk Eğitim-Sen 9 Nolu Şube Başkanı Enver Demir de konuyla ilgili olarak yazılı bir açıklama yaptı. Demir’in yazılı açıklaması şu şekilde:

“İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerine iletilen ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerince de İl Mülakat Komisyonlarına ulaştırılacağı iddia edilen listelerden biri olan Silivri İlçesi için düzenlenmiş olan “torpil listesi” tarafımıza ihbar olarak ulaşmıştır. Mülakat Komisyonunun, elimize ulaşan “torpil listesi” ne göre hareket edecek bir acziyet içinde olabileceklerini düşünmemekle birlikte, geçmişte yaşananları da göz önüne alarak, ‘torpil listesi’ni mülakatlar başlamadan 3 gün önce, yani 30 Haziran 2017’de, Noter’e tasdik ettirdik ki mülakatlar sonuçları açıklandıktan sonra, gelen ihbarın doğruluğunu teyit edelim.

“YENİ KAPI RUHUNDAN, KAPI KULU RUHUNA DÖNÜŞ” 

MEB Yönetici Mülakat Sonuçları açıklandı ve gördük ki, mülakat komisyonları, Eğitim Bir Senin ellerine tutuşturduğu listeleri % 100’e yakın onaylamışlar, paralel cemaatin elinden alınan ülkemizin kurumlarını paralel sendikaya teslim etmişlerdir. Mülakat ile memur alırken, yönetici atamak için mülakat yaparken,“bu bendendir” “benden değildir” diye puan vermeyi hangi vicdan, hangi ahlakla açıklayacaksınız? Bu yaşanan haksızlıklara, hırsızlıklara kim dur diyecek? Kim bu kepazeliğe sesini yükseltecek? Bu rezaletin, 2010 KPSS hırsızlığıyla ne farkı var? Türk Eğitim – Sen olarak KPSS yolsuzluğunu ortaya çıkardığımızda, hırsızları savunanlar, şimdi kendileri hırsızlık yapıyor. Mülakat sonuçları adaletin öldüğünün resmidir. Bu sonuçlar “Yenikapı Ruhu”ndan çok uzak ve bize net bir şekilde göstermiştir ki, zaten sakat olan “Yenikapı Ruhu” aslına rücu etmiş, “Kapıkulu Ruhu”na dönüşmüştür.

“AYNI TİYATRO SAHNELENMİŞTİR”

Geçmiş dönemlerde de aynı oyunlar oynanmış, ele geçirdiğimiz listeleri savcılığa intikal ettirmiştik. Aynı tiyatro tekrar sahneye konarak, haksızlıktan, ötekileştirmeden vazgeçilmeyeceğini teyit etmişlerdir. Puan hesapları çok titizlikle yapılmış ve Eğitim Bir-Sen Üyeleri hariç neredeyse hiç kimsenin müdür olarak atanamayacağı bir sonuç ortaya konmuştur. Bu memlekete adaletle, hakkaniyetle hizmet edecek tertemiz, pırıl pırıl insanlar harcandı. Bilin ki, adaletli davranmadığınız, hakkını veremediğiniz o makamlar bir gün sizin başınıza büyük çorap örecektir.

“YAPILAN HAKSIZLIKLARIN HESABINI MUTLAKA SORACAĞIZ” 

Türk Eğitim Sen olarak; ötekileştiren, ayrıştıran, dışlayan zihniyetle mücadelemize azim ve karalılıkla devam edeceğiz. Bu iş burada bitmeyecek, yapılan haksızlıkların ve rezilliklerin hesabını öbür dünyaya bırakmayacak ve mutlaka bu dünyada soracağız.”


Odatv.com

Kılıçdaroğlu: Arkadaşlarım Filistin için şehit oldu



.

Kılıçdaroğlu: Arkadaşlarım Filistin için şehit oldu

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Sadece mühürsüz oylar değil, YSK’dan da müdahale ettiler. Hakkımızı arıyoruz, hem yurtiçinde hem de yurtdışında itirazlarımızı, başvurumuzu yaptık. Yarın o kararı verenler de müdahale edenler de bu hukuksuzluğa neden olanlar da yargılanacak" dedi
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, lise ve üniversite öğrencilerinden oluşan Antalya Döşemealtı Gençlik Merkezi’nden gençlerle bir araya geldi. 16 Nisan'da gerçekleşen 'Cumhurbaşkanlığı sistemi' referandumunda Yüksek Seçim Kurulu (YSK) kararıyla mühürsüz oyların kabulu edilmesi hakkında konuşan Kılıçdaroğlu, "Sadece mühürsüz oylar değil, YSK’dan da müdahale ettiler. Hakkımızı arıyoruz, hem yurtiçinde hem de yurtdışında itirazlarımızı, başvurumuzu yaptık. Yarın o kararı verenler de müdahale edenler de bu hukuksuzluğa neden olanlar da yargılanacak" dedi.

Basına kapalı görüşmede gençlerle sohbet eden Kılıçdaroğlu, gündeme ilişkin sorularını da yanıtladı. Kılıçdaroğlu, bir gencin 16 Nisan referandumunun ardından yaşanan mühürsüz oy tartışmalarını anımsatarak, “Aynı şeyler 2019’da da yaşanırsa ne yapacaksınız” sorusuna ise şu yanıtı verdi:

“Sadece mühürsüz oylar değil, YSK’dan da müdahale ettiler. Hakkımızı arıyoruz, hem yurtiçinde hem de yurtdışında itirazlarımızı, başvurumuzu yaptık. Yarın o kararı verenler de müdahale edenler de bu hukuksuzluğa neden olanlar da yargılanacak. Sandıkların yüzde 74’ünün sonuçları elimizde, ancak YSK’dan farklı müdahalelerde bulunulduğunu düşünüyoruz.”

Kılıçdaroğlu, Filistin İsrail gerilimine ilişkin “İktidarda siz olsanız ne yapardınız” sorusu üzerine, “Ben 68 kuşağıyım. Bizim o dönemde arkadaşlarımız oralarda Filistin için şehit oldular, halen mezarları orada. Biz daima Filistin’in yanındayız. İki devlet olarak barış içinde yaşamaları istiyoruz” dedi.

Daha fazlası için
Facebook İNSAN 'ı Beğenin
insan
https://www.facebook.com/insaninsanca1/