30 Aralık 2016 Cuma

*** II. Abdülhamid’in Çiftlik Yolsuzlukları Silsilesi ***



*** II. Abdülhamid’in Çiftlik Yolsuzlukları Silsilesi ***
II. Abdülhamid’in Çiftlik Yolsuzlukları Silsilesi şöyle işlemiştir:

1- Abdülhamid’in el koyduğu çiftliklerde çiftçilik yapanlar nüfusa yazılmaya zorlanmamıştır. 

Nüfusa yazılmadıkları için de yıllarca askerlik yapmaktan kurtulmuşlardır.



2- Abdülhamid’in el koyduğu çiftliklerden alınan vergiler hem azaltılmış hem de bu vergiler devlet hazinesine değil, doğrudan Padişah’ın hazinesine girmiştir. Örneğin, çiftçiden alınan Aşar Vergisi normalde devlet hazinesine kaldığı halde bu çiftliklerden alınan Aşar Vergisi Padişah’ın Hazine-i Hassasına mal edilmiştir.


3- Abdülhamid’in el koyduğu çiftliklerden posta ve telgraf ücreti alınmamıştır.


4- Çiftliklerini, topraklarını Hazine-i Hassaya vermek istemeyenler üzerinde büyük baskılar kurulmuş, çiftliklerin bulunduğu köyler tahrip edilmiş, tarlalara zarar verilmiştir.



5- Hem kendilerine sunulan olanaklardan yararlanmak hem de baskıdan kurtulmak isteyenler kendi topraklarının da Emlak-ı Şahane sınırları içine alınmasını istemişler, böylece II. Abdülhamid’in çiftliklerinin sayısı her geçen gün daha da artmıştır.



Sonuçta II. Abdülhamid’in ele geçirdiği çiftlikler ve sahip olduğu emlak ile adeta kendi derebeyliğini kurmuştur. Emlak-ı Hümayun’un her türlü rüsum ve tekâliften müstesna olması keyfiyeti geniş bir tefsire tabi tutulmak suretiyle Abdülhamid, memleket içinde kendine mahsus olarak bir nevi feodalite usulünü tesis etmiş bulunuyordu.

Vasfi Şensözen, II. Abdülhamid’in değişik kurnazlıklarla halkın çiftliklerini ele geçirmesini hukuk tarihimizin affedemeyeceği bir kanun bozgunculuğu olarak adlandırmıştır: 
Bu kanun dışı hareket tarzı o kadar ileri götürülmüştür ki ellerinde zaten tapu senetleri bulunan çiftlik sahasındaki köylüler bu senetlerini Hazine-i Hassa senediyle değiştirmeye zorlanmış ve yurtiçinde uyrukluk değiştirme gibi bir zavallılık içinde köylü buna da katlanmıştır.



Abdülhamid’in Emlak-ı Hümayun İdaresinin son yıllardaki geliri 1,5 milyon altın liradır.

Ahmet Emin Yalman, gördüklerim ve Geçirdiklerim adlı eserinde II. Abdülhamid’in sadece halktan gasp ettiği çiftlikleri değil, tüm ülkeyi kendi has çiftliği olarak gördüğünü belirtmiştir.

II. Abdülhamid’in Osmanlının dört bir yanına dağılmış çiftliklerinin sayısı son zamanlarda 150’ye yaklaşmıştır. Atatürk’ün üstelik tamamen devlet malı mantığıyla satın alıp geliştirip milletine bağışladığı 3-5 çiftliği dillerine dolayanların II. Abdülhamid’in halktan gasp ettiği 150 yakın çiftlikten hiç söz ettiklerini duydunuz mu?

Kaynak: Vasfi Şenözen, Osmanoğulları’nın Varlıkları ve II. Abdülhamit’in Emlaki, sayfa 86-87-91


Sinan Meydan 
Panzehir kitabı sayfa 251-252